İnceliğine rağmen dolu dolu öğreten bu güzel kitabı okudukça, “eski” İstanbul’un Tadı Tuzu şeklinde bir ekleme yapma ihtiyacı hissettim. Zaten İlhan Eksen de kitabın sonunda “Ne geldi bu İstanbul mutfağının başına?” diye sormadan duramamış, küreselleşmeyle değişen damak tadına sitem etmiş.
İçindekiler kısmında sıralı dönem ve ülke başlıklarından çok daha fazlası “Avcılıktan Gurmeliğe Yemeğin Kültürel Tarihi”. Yemeğin farklı coğrafyaları dolaşma şeklini derli toplu bir metotla aktarıyor.
İzmir’de yemek deyince, akan kokan Nutella meraklılarının Instagram’da meşhur ettiği “bomba” tatlısı yerine; şambaliyi, et helvasını, kurkubinyayı, sübyeyi, salepli lokmayı, kar helvasını, şerbetçileri düşünmek isteyenlerin okuması gereken kitap.
Şimdi her ciltli sayfa öbeğine atfedilen “başucu kitabı” sıfatını kullanırken, cimri davranmaktan gocunmuyorum. Yoksa bunun gibi eserlere haksızlık yapmış olurum. Prof. Dr. Zeki Tez’in “Lezzetin
Yemek sosyolojisi, gastronomi alanında çalışırken, doktorada yolumu sosyolojiye çeviren, bu bakımdan açılışı yapmak istediğim özel bir kitap. Prof. Dr. Hayati Beşirli kitapta önce mutfağa temel
