Alo Çekirdek Bırakma Hattı
Aposto!’nun Apéro isimli bülteninde 24 Şubat 2021 tarihinde yayımlanmıştır.
Dudağınız uyuşmuş, kolunuz yorulmuştur. Dilinizdeki sızı, bırakmanız için âdeta yalvarır. Ama siz alnınızda beliren sivilceye bile aldırmadan robotik çitleme ritüelinize devam eder; cesaretinizi toplayıp “bu son” dediğiniz anda denk gelen acı çekirdeği bastırmak için yediğiniz fazladan bir avuç çekirdeğe gizliden gizliye sevinirsiniz. Üzülmeyin. Başladı mı sonu gelmeyen bu dudak tiryakiliğinin sorumlusu siz değilsiniz. Suç, sesi baharat niyetine kullanan “gürültülü yiyecekler”de.
Çekirdeği Neden Bırakamıyoruz?
Gastrofizik: Yeni Yeme Bilimi kitabının yazarı deneysel psikolog Charles Spence, yediklerimizi yalnız dilimizle değil; gözlerimiz, ellerimiz, burnumuz ve kulaklarımızla tattığımızı ifade ediyor. Buna göre ses, çoğu kez göz ardı ettiğimiz bir tat. Halbuki bir yiyecek ne kadar gürültü çıkarıyorsa, beynimiz onu o denli taze ve sağlıklı algılamaya meyilli oluyor. Beyin, yiyeceğin tadını aldıktan kısa bir süre sonra ilgisini kaybedip ilişkiyi koparmaya niyetlenirken, gürültü onu sürekli uyanık tutmayı başarıyor. Bu sayede yiyeceğin tadını daha uzun süre algılayıp yemeye devam ediyoruz. Aynı cipsi yiyen iki gruptan kulağına elektronik ortamda artırılmış çıtırdama sesi verilenlerin yediğini daha lezzetli bulması sürpriz değil. Spence deneylerini bisküvi, cips, patlamış mısır gibi “eğlencelik” gıdalar üzerine yapmış olsa da hazır konumuz kuru yemişken, Anadolu’nun “eğlencelik” adıyla bildiği hipnotize çekirdeği de bu teoriye dâhil etmemiz yanlış olmaz. Nitekim çekirdek çitlemek, onomatope, yani ses yansımasından oluşan ismiyle bile başlı başına gürültünün hazzına yenik düştüğümüz bir yeme eylemi.

Anadolu’nun Eski Çekirdekleri
Çekirdek deyince aklımıza hemen ay çekirdeği geliyor. Fakat 1945’te Trakya topraklarına tutunan ayçiçeğinden önce anmamız gereken başka aktörler de var. Büyüklerimizin sıfır atık prensibinden nasibini alan kavun, karpuz ve kabak çekirdeği gibi. Kavun ve karpuz çekirdeği, daha çok Güneydoğu Anadolu’da yaygın bir oyalanma şekli. Kavun çekirdekleri su ve peynir altı suyuyla kaynatılıp kavrulduktan sonra çitleniyor. Karpuz çekirdekleriyse kayganlığını alsın diye küllü suya emanet ediliyor. Revaçta olduğu yerlerden Diyarbakır, iki kez tuzlayıp nemli bırakırken, Gaziantep hızlıca bir kez tuzluyor. Ege ve Batı Akdeniz kıyılarına yerleşmiş Sefarad Yahudilerinin güneşte kurutup kavurarak “pipitas” (Ladino dilinde “çekirdek”) adıyla andığı koca karpuz düğmeleri de ülkenin batısında sahne alan çitleme korosunun enstrümanı. Kabak çekirdeğine gelirsek, gözümüzü Orta Anadolu’ya, bilhassa Nevşehir’e çeviriyoruz. “Kadıntırnağı, gelintırnağı” gibi isimlerle de bilinen uzun, ince Ürgüp sivrisinin sırrı, tuzlu süt karışımında dinlendirilip kavrulması. Tabii kabak çekirdeği sevdalılarını besleyen coğrafi işaretli Kayseri Tomarza kabağına da saygı duruşunu ihmal etmemek gerek.
Ay Çekirdeği Başrolde
Adıyla geceyi çağrıştırsa da güneşe tapan ayçiçeği, ışığını arayan kara sevdasıyla sanatsal, itaat etmeyi öğreten yaşamıyla da dinsel bir sembol olarak karşımıza çıkar. Yani Van Gogh’un 1880’leri sarıya boyayan ayçiçekleri, o dönem bizim için bir besin değeri taşımaz. Orta Amerika’da doğan bitki, ancak 1945’te ülkemize giriş yapar. Çekirdeğinin bilinmesinde, 1950 yılında Bulgaristan’dan aldığımız göçlerin etkisi olduğu söylenir. Bugün yağlık ayçiçeğimiz Trakya’da yetişirken, çitlediğimiz çizgili “pijamalı” ile tombul “dakota” versiyonları Orta ve Doğu Anadolu’dan gelir. Her ne kadar geçmişte kavun, karpuz ve kabakla çitlemeye antrenmanlı bir millet olsak da ay çekirdeğini tahta çıkaran şey şüphesiz ki Yeşilçam rüzgârıdır. “Sultan” filminde Şener Şen’in bebeleri sevindireyim derken, Adile Naşit’in talimatıyla tüm mahalleye satın aldığı çekirdek, yazlık sinemaların patlamış mısırıdır.
Koskoca beyaz perdeden, evimizdeki ufak ekranlara düşen filmlerin yol arkadaşı bugün de çekirdek. Ama kumandaya yerleşen yeni makinist Netflix, çekirdeği bırakıp tuşa basmamıza bile fırsat vermeden ileri sararken, etrafta yabancılar olmadan dilediğimiz desibelde çitleme özgürlüğü, bizi adım adım yeni bir kamu spotuna doğru sürüklüyor: Alo Çekirdek Bırakma Hattı.
Bültenin tamamını okumak için: https://apos.to/i/gonullere-taht-kurmus-yanci-cerez
